12.08.2026 09:33:28 / Okunma Sayısı: 116

Uçan arabalar uçamayacak!

Yıllardır; Türkiye'ye ve dünyaya, elektrikli uçan arabaların uçmasının mümkün olmadığını anlatıyor.

 

Röportaj: Mehmet Yaşar Durukan

 

“Gelecek sene göklerdeyiz sloganını kullanıyorlar. Borsadan para topluyorlar. Evevol denilen bu uçan arabaların uçma şansı maalesef yok.

Bunların hepsi çok kötü bir şekilde batacak. İnsanlar kandırılıyor. Batış çok yakında. Yalnız bunun arkasından gözü yaşlı çok insan olacak. Ya arkadaş bir pile bir motor pervane bağlayacaksın. 15 senedir beceremedin.


F16'yı, F35'i, B serisi, Harorları, TupoLolevleri, mig'leri yapan şu teknoloji dünyası bir pile dandik bir pervaneyi bağlamayı 15 senedir beceremedi. Burada bir gariplik yok mu?”


Seneye göklerdeyiz diyerek 200 milyar dolar topladılar. Ama 15 senedir uçan arabayı gören yok.


Fizik romantik değildir diyen sanayici Erhan Doğudan, arabaların neden uçamayacağını herkesin anlayabileceği bir dille Neafoni kanalını anlattı.


“Elektrikli uçan araba diye ortaya çıkan konseptlerin neredeyse tamamını inceledim. Dünyada şu an 1600 civarında girişim var. Bunların bir kısmı başladı bitti. Bir kısmı 5., 6. modellerini çıkardılar. 15 senedir gelecek sene göklerdeyiz sloganını kullanıyorlar ve özgür ulaşımdan bahsediyorlar. Ve en önemlisi çevreci, elektrikli olacak.


Egzoz emisyonu olmayacak, karbondioksit salınımı olmayacak. Bütün romantikler bu konuda bunlara sınırsız destek verdi.


Kimler verdi? Rolls Ross verdi, Airbus verdi, Luckit Martin verdi, NASA verdi.

Aklına gelen bütün firmalar verdi. Kesin rakam çıkarmak çok zor. Fakat bu iş 100 milyar dolardan fazla bir şey aldı.


halen de almaya devam ediyor. İnsanlar bir romantik sloganla kapıdan kapıya ulaşım, karbondioksit emisyonu olmayan özgürce şehirlerde bir yerden bir yere gidebileceğiniz cihazlar diye kandırıyorlar ve finansman topluyorlar.


Burada bir enaylik var. Nasıl bir enaylik? Bir kere gerçekten elektrikli uçan bir cihaz yapacaksan en verimli alet helikopterdir. Neden? Bu kadar çok havacılık uzmanımız varken e bunu söylemek bana düştü. Ar mı duyayım, gurur mu duyayım? Ben de bilmiyorum artık orasını. Helikopterin ya da bir pervanenin çapı küçüldükçe beygir gücü başına kaldırma kuvveti azalır.


Helikopter ya da bir aracın pervane çapı küçüldükçe onu çevirmek için kullandığım beygir gücü başına kaldırma kuvveti de itme kuvveti de azalır. Öyleyse tepesinin tek büyük pervanesi olan bir helikopter küçük ama çok şirin estetik tasarımları olan Vetol denilen bu elektrikli uçan arabalardan çok daha verimlidir. Bu işi gerçekten yapmak istiyorsanız bir helikopteri pillerle uçurmaya çalışın. Üzerinde 8 10 tane pervane olan bir şeyle uçurmaya kalkıştığın zaman bir kere otomatikman harcadığın enerjiye göre itme kuvvetin azalıyor. Bu basit bir havacılık bilgisidir. Herhalde 1 2. sınıfta bunları öğrenmiş olmaları lazım ki bunları internette hesaplarını yapan şeyler de var. Ya yapay zekayı sorsunlar isterlerse ya. Yapay zekaya her şeyi soruyorlar. Pervane çapı küçüldükçe beygir gücü başına itme kuvveti azalır mı? Bir sor. Hesaplarıyla çakır çakır söylüyor. Bunu hiç kimse sormadı mı? Sormamış. Ve romantik söylemlerle, çok güzel maketlerle sunumlar yaptılar.


Kapıdan kapıya ulaşacak şudur budur. İş uçmaya geliyor enerji yetmiyor. E biz işte pilleri geliştirmeye çalışıyoruz.


Ya arkadaşım o zaman sen önce pilleri geliştir. Sen pilleri geliştirdiğin zaman zaten her yerde kullanılır. Ama önce uçağı yapayım. pilleri arkadan geliştireyim. Bu aptalca bir şey. E bu aptallık sürekli yeni modeller işte 4 pervaneli sonra 6 pervane koydular 8 per


16 pervaneli olanları çıktı. Sürekli gelecek sene göklerdeyiz deyip borsadan para topluyorlar. Yatırımcılardan, melek sermayeden para topluyorlar ya da büyük firmaların desteklerini alıyorlar. Fakat ben bu analizleri yapıp duyurduğumda dünyada bir tane EV tol denilen elektrikli Vtol, vertical takeof land, evtol konusunda itiraz yoktu. Herkes geleceğin teknolojisi diyordu. Ben bu konudaki hesapları yayınlamaya başladıktan sonra eee çatlak sesler artmaya başladı ama en güzel haberi Rolls-Royce'den aldık. Rolls-Royce bunlar için motor üretiyordu. Güç sistemlerini üretiyordu. Rolls-Royce'un yeni CEO'su bundan hiçbir şey olmayacak dedi. Çöpe.

Ben dedi fabrikayı dağıtıyorum. İsteyen olursa ehven fiyata veririm. Bu uçmayacak dedi.


NASA bir başka projeyi iptal etti. Ama halen bu projeler devam ediyor. Halen yatırım yapıyorlar. Eee, fakat öyle bir açmaza geldiler ki bu aletler bize ilk nasıl duyurulmuştu? Halen de öyle diyorlar. Kapıdan kapıya özgürce ulaşım diye. Karbondioksit emisyonu yok diye.


Fakat şöyle bir şey çıktı.

Vertiport dedikleri eee bunlar iniş kalkış yapacakları alanlar. Vertiportların özelliği ne? Bu aletler pilli ya.


Bataryaları hızla şarj etmesi lazım.


Çünkü bunların hesaplarına göre bu araçlar günde en az 20 defa uçuş yapması lazım ki para kazanabilsin. Bir helikopterden 35 kat daha pahalılar.


Sürekli uçması lazım. E peki vertiportlar nereye konulacak? Her yere koyamıyorsun.


O milyonlarca dolarlık altyapı istiyor arkadaş. Kapıdan kapıya ulaşım dedin. O milyonlarca dolarlık yatırıma ihtiyaç var dedin. Bu ne periz? Bu ne laatuj? Bu nasıl bir özgürlük? Bunu kimse sorgulamadı ve gariptir. Körfez ülkelerini falan şimdi dolandırmaya başlıyorlar.

Ben burada bu kelimeyi açıkça söylüyorum. Dolandırmaktır.

Almanya uyandı. Lilyum diye bir alkışlanan eee öncü bir grup vardı.

Devlet desteği falan istedi. Devlet desteğini kesti. Faizlerin, bilmem nelerin işte bağışlanması,

affedilmesi, ayrıcalıklar istedi. Red dedi. Devlet bankalarından kredi alamazsın dedi. Lilyum battı. O battıktan sonra birkaç firma daha battı arkadan. Bu sefer bu adamlar Arapları kandırmaya başladılar. Şu an Arap ülkelerinde fuar üzerine fuar yapılıyor.


Elektrikli vtol denilen, EVtol denilen araçların fuarı yapılıyor. Geçenlerde bir haber okudum. Dubai'de vert portlarının inşaatına başlamışlar ama ufak bir sorun var. Halen yarım saat havada uçabilen, yolcu taşıyabilen, güvenle yolcu taşıyabilen bir alet yok.

45 dakika uçuyor ya. 45 dakika. Ben buradaki vertiport'tan, buradaki vertiporta gittim ama gitmek istediğim yer şurada. Buradan taksiye bindim gittim. E buradan da taksiyle giderdim oraya. Bu çok akıl dışı bir olay. Hani
kapıdan kapıya ulaşacaktık. On milyonlarca dolarlık vertiport'tan 10 milyonlarca dolarlık vertiporta git.


Sonra tekrar arabaya bin. Gideceğin yere git. Her kapının önüne de herhalde 30-40 milyon dolarlık vertiport yapamazsın.


Ama halen bu adamlar para bulabiliyor.


Fakat eskisi gibi değiller. Çok ciddi bir uyanış başladı. Bunun arkasından gözü yaşlı çok insan olacak. Bunu insanlara bir şekilde anlatmaya çalışıyorum ama maalesef burada bazı gruplar elektrikli uçan araba yaptık deyip senelerce reklamını yaptılar.


Aracın uçma şansının olmadığını matematiksel olarak gösterdim. Hele ki o dedikleri gibi işte bir saat havada uçabilecek falan ama 6 sene bu hayal Türkiye'de beslendi. Şimdi unutturulmaya çalışılıyor galiba. Fuarlarda falan sergilenmiyor. Karnavallarda sergilenmiyor artık. Avrupa'da da ciddi bir dönüşüm başladı. Şu an piyasada en güçlü gözüken Çinli bir marka Ehangun diye. Bu da ilginç bir şey. Firma Çinli.


Çin'den sertifika alıyor. Orada öğretim yapıyor ama Amerikan borsasına hisse satıyor. Orada hava adisi çıkıyor. İşte bir bilmem ne sertifikasını da aldık diyor. Amerika'daki borsaları yükseliyor. Bu resmen borsa dolandırıcılığı ve burada yapılan bir numara daha var. Sen kalkıyorsun diyorsun ki ben Vtol üretiyorum. Şöyle olacak. Elektrikli uçan araba yapacağım.


Ben de bir havacılık şirketiyim ya da turizm şirketi. Geliyorum sana diyorum ki 600 tane araç sipariş ediyorum sana.


Tanesi işte 5 milyon dolardan. Bunu basın aracıları deklare ettim. Sen de deklare ettin. İşte 600 tane 5 milyon dolarlık araç siparişi aldık. Ön siparişi aldık. Ama ben sana para vermedim. Senin kasana da para girmedi.


Ama sen para toplamak için borsaya açılmışsın. Borsadan para alıyorsun. Amerika'daki borsa sistemi çok farklı.


Projene bile borsa açabilirsin. Borsada bir portföy açabilirsin. Oradan işle satışı yapıp finansman sağlayabilirsin.


Çok güzel bir şey esas. Ama ya şimdi senin uçmayan bir aletin var. Benim sana yüzlerce milyon dolarlık siparişim var ama aramızda 5 kuruş para geçmemiş.


Benim hisselerim tavan yapmaya başlıyor.


O elektrikli uçan araba taksi ağı kuracak. Ben parayı vissiyle çıkarıyorum. Senin hisselerin değer kazanıyor. E sen de parayı çıkarıyorsun.


Burada kim zararda? O borsadan hisseleri alanlar zarardı. Bunların hepsi çok kötü bir şekilde batacak. İstediğin firmaya bak. Hepsi bunları hatta bir kronolojik olarak tutan EV Tol News diye bir site var. Bakıyorsun bir X modeline bilmem kaç tane model geliştirmiş. Ya arkadaş bu kadar yapısal değişiklikler olmaz. 4 pervane ile başlamış sonra 6 pervane yapmış. Sonra 8 yapmış 16 pervane yapmış. Modeli değiştirmiş. Şeklini değiştirmiş. Ya bir yola çıktığın şeye bir parça bağlı kal. Ama sürekli reklamlarla işte şu kadar sipariş aldık hisseler patlasın. Bu kadar sipariş aldık hisseler patlasın. İnsanlar kandırılıyor. Uçma şansı da yok. Batış çok yakında. Yalnız fizikle hiçbir alakası olmayan bir şey. İnsanlar bunu nasıl araştırabilir? Helikopterlerin şeyine baksınlar. Motorlarının güçlerine baksınlar. Kilowat olarak yapay zekalar aracılığıyla bu bilgilere ulaşmak çok kolay. Ben de yararlandım o bilgilerden.


Listeler çıkardım. Ondan sonra elektrikli otomobillerin pillerinin kapasiteleri kilowat saat cinsinden kapasiteleri ve o pil demetinin ağırlığı. Onu bir çıkarsınlar. kilowatt saati 7,5'ile 10 kilogram arasında değişiyor. Bunda. Sen 6.000 kW'lık bir şey istiyorsan 30D ya da 30 ya da 60 ton ağırlığında bataryaya ulaşıyorsun.


Helikopterin 3 ton, 3,5 ton. EV tol denilen bu uçan arabaların uçma şansı maalesef yok. Fakat romantik yatırımcılar, romantik fenomenler aracılığıyla bu sürekli pompalanıyor.


İnsanların parası, emeği ve zamanı tüketiliyor maalesef. Bence kafası olan eee bu konuya hiç yatırım yapmasın. Bu konuya yatırım yapanlarla da işbirliği yapmasın. Hesap bilmeyen adamla iş yapılmaz. Bugün orada kendi parasını batırır. Benimle ortak olursa benim paramı da batır. Merakla bekliyoruz. Pil teknolojisi biraz ilginçtir. Pili daha yüksek enerjili hale getirebilirsin.


Fakat pili yüksek enerji haline getirdiğin zaman iki kat daha yüksek enerjili hale getirirsen risklerin pilin bir de kendisinin içinde dengesizlikler oluyor. Yanabiliyor. Yani elektrikli araç yangınlarını bol bol duyuyoruz.


Daha yüksek enerji yoğunluklu pil yaptığın takdirde iki kata çıkardın mı riskin 20 kat artıyor. Havada da o riski istemezsin. Yerdeyken açarsın kapını kaçarsın. Havada ne yapacaksın? Aşağı indiğin zaman akkor haline gelmişsin.


Hiçbir şey yapamazsın. Ve pillerin daha fazla güçlü olması mümkün değil. Bu kimya ve fizikte de açıklanan bir şey.


Eee yani bir benzinli motorla yarışma şansı yok. Benzinin verdiği enerji belli. Kalori bakımından benzin motorunun verimi belli. İki verimi çarptığın zaman ortaya bir rakam çıkıyor. Mevcut pillerle bunu karşılaştığın zaman benzin motorları pillere göre ağırlık bakımından hesap yaparsan 30 kat daha verimli. Eee daha avantajlı. Verimli demeyeyim verimli başka bir daha avantajlı. Yani 1 kilogramlık benzin ile 30 kilo pili kullanıyorsun neredeyse. E bu başa çıkılır bir şey değil. Pilleri de o kadar geliştirmeye kalkarsan 30 kat daha güçlendirmeye kalkarsan durum sakat olur. Kendi halinde bile yanmaya başlar.


O büyük bir tehlike. Kimya ve fizik olarak da o performansa gelme olayı çok çok düşük. Düşük değil imkanı yok. Ama bu umutla insanları soymaya devam ediyorlar. Onlar benzin motoruyla çalışıyor. Benzin motoruyla çalışıyor.


Bir de onlar Vtol dedikleri gibi yani dar alandan dikine kalkan araçlar değil.


Pistten uçarak gidiyorlar. İkisi arasındaki fark şöyle. Dikine havalanmak istersen 200 kW enerjiye ihtiyacı olsun bir cihazın. Ama kanatları üzerinde süzülerek yani uçak gibi gitmeye başladığı zaman 35 kW'a düşüyor. O yüzden kanatlar üzerinde uçabilmesi başka, dikine havalanması başka. Zaten bu araçları bize niye eee lanse ediyorlardı?


Evinizin çatısından ya da bahçenizden kalkacaksınız. Piste ihtiyacınız yok. Ama bu araçları bize nasıl empoze ediyorlardı? Evinizin bahçesinden, iş yerinizin çatısından, önünden istediğiniz yere gideceksiniz diye duyuruyorlardı. Yani bir pist yoktu.


Şehrin bir köşesinden kalkabileceksin diyordu. O ihalar, siyahlar bunlar uçak mantığıyla çalışan şeyler. O yüzden 200 kW yerine 35 kW yetiyor orada. Bunlar çok enerji tüketen aletler. Şimdi helikopter olayı şöyle en verimlisi bir kere helikopterdir. Yani pervanesi büyük olan verimlidir. Ama helikopterin o muhteşem mekanizması hayran olduğum bir mekanizmadır. O ayrı bir şey. Beraberinde bazı zorluklar getiriyor.


Kullanımı biraz zor. E özel uzmanlık istiyor. E ve tol denilen şeylerde o helikopterin tepe pervanesindeki karmaşık sistem yok. Bu kullanım sırasındai ki zorluklar demektir. Ya herkes kullanamaz bir helikopteri.


Çok iyi hissetme kabiliyetleri falan da özel yetenekleri olan insanlar. Yani pilotluk zaten zor bir iş ama ötekisinde sıradan insanların kullanabileceği bir şey olarak lanse edildi. Bir helikopter uçarken mili bu şekilde tepe pervanesi de böyle. Bu helikopter bu şekilde havalanır ve yatayda gitmeye başlar. yatay da gitmeye başlarken bu mil bu halen dik iken tepedeki pervane şöyle eğilir ve böyle ittirmeye başlar. Yani öne doğru pervane eğilir, geriye olabilir, yana yatabilir, böyle bir hareket yapar. O muhteşem mekanizma bunu idare ediyor. Ama bu da çok iyi el, kol, göz, beyin koordinasyonu gerektiriyor.


Bu mekanizmaya girmek istemiyorlar. Bu sıkıntılı bir mekanizma. Bir de pervane büyük olduğu için hoşa gitmiyor. Adam yapmış şu kadar şu kadar etrafına birik birik pervaneleri koymuş. Güzel de bir kabin yapmış. Birisine ağzının suyu akıyor. E uçmuyor. Onlar sabit pervane.


Eee uçakların burun pervanesi gibi aynı eksende eee o ekseni dik yönde dönenpervaneler. En fazla motor ve birlikte bu şekilde döndürebiliyorlar. Ama helikopterde bu şekilde hareket edebiliyor. Muhteşem mekanizmayla. Bu zor ve ağır ve küçük pervanelere uygulanamıyor o sistem. Zaten pervane çapı küçüldükçe verimin düşüyor. Ya F16 gibi bir uçağı adamlar F16'yı yapalım dedikten sonra ilk uçuşu zannedersem 3 sene sonra olmuş. Eee operasyonel hale gelmesi de serin üretime geçmesi de 7 sene onun bir listesi vardı bende.


Yayınlarız onu da veririm. B2 bombardıman uçağını yapmışsın 10 yıllık zaman diliminde. Ya arkadaş bir pile, bir motor pervane bağlayacaksın. 15 senedir beceremedin. F16'ya, F35'i, B serisi, Harrierları, Tupolev'leri, MIG'leri yapan şu teknoloji dünyası 35 senede çıkıyor. Bunlardan bazıları 10 sene süreni çok az. Bir F35'in eee sıkıntıları vardı. O yüzden malzeme sıkıntılarından dolayı en uzun süren projelerden birisi oydu. Ya bunları 3-5 senede yapan teknoloji dünyası bir pile dandik bir pervaneyi bağlamayı 15 senedir beceremedi. Burada bir gariplik yok mu? Burada aslında büyük bir başarı var. Enformasyon başarısı. Milyarlarca, yüz milyarlarca doları adamlar böyle iliğini emdiler ve yatırım yapan adamlar var. Arap ülkelerini şimdi dolandırıyorlar. Oradaki birkaç yere yazdım ama adamlar öyle bir şey ki, Almanya büyük bir fırsat kaçırdı. Biz özgür ulaşımın şampiyonu olacağız. İyi olun 15 senedir halen uçamadı. Halen aynı şey. Gelecek sene göklerdeyiz.


Gelmedi o gelecek sene ama uyanış çok ani olacak. Sonra da gözü yaşlı çok adam olacak. Göreceğiz.
 

 

0 Yorum Yapılmış

Habere Yorum Yap

İLgili Haberler
Neafoni haber / 12.05.2024 22:18:02
Hasan Ali Kurt kimdir?
Neafoni haber / 7.09.2024 22:34:29
Gençlere 94 ülkeyle ticaret fırsatı 

© © Neafoni HABER. Tüm Hakları Saklıdır. Haberlerimiz Kaynak Gösterilerek Kullanılabilir